Ceza Hukuku Davaları

1 - SAVCILIK/SORUŞTURMA İŞLEMLERİ

Cumhuriyet Savcısı bir suç işlendiği yönünde bilgi aldığında, bu suçun aydınlatılması için soruşturmayı başlatır, delilleri toplar ve diğer gerekli işlemleri gerçekleştirir. Bu süreçte suç mağduru şikayetçi/müşteki sıfatıyla, suç işlediğinden şüphelenilen kimse ise şüpheli sıfatıyla yer alır. Cumhuriyet Savcısının iddianame düzenleyip ceza davası açması ile birlikte soruşturma aşaması sona erer. Hakkınızda bir şikayet olduğunu, sizinle ilgili bir soruşturma bulunduğunu öğrendiğinizde hemen harekete geçerek bir ceza avukatı ile iletişime geçmeniz önemlidir, zira masumiyetinizi ispatlayabilmek adına soruşturma aşamasında toplanan deliller hayati önemde olacaktır. Bu delillerin mümkün olduğu kadar erken toplanması size avantaj sağlayacaktır. Soruşturma aşamasında uygulanan yakalama, gözaltı, arama – elkoyma, ifade verme ve tutuklama gibi temel hak ve özgürlükleri kısıtlayıcı ağır tedbirlerin uygulanabileceği göz önünde bulundurulduğunda hak kayıplarına ve mağduriyete uğramamak için alanında uzman bir ceza avukatı ile çalışmak hayati önem taşımaktadır. Aynı hususlar suç mağduru olup şikayetçi olduğunuz durum için de geçerlidir; suç failinin hak ettiği düzeyde cezalandırılabilmesi için soruşturma aşamasını takip eden alanında uzman bir ceza avukatının varlığı çok önemlidir.

2 - ASLİYE CEZA DAVALARI 

Cumhuriyet Savcısı, şüphelinin suç işlediği kanaatine varıp cezalandırılmasında yeterli delil elde ettiği takdirde iddianame düzenleyerek Ceza Mahkemelerinden, şüphelinin cezalandırılmasını talep eder. Mahkeme iddianameyi kabul ettiğinde şüpheli hakkında ceza davası açılmış olur ve şüpheli sıfatı sanık sıfatına dönüşür. Bu noktada Asliye Ceza Mahkemeleri ile Ağır Ceza Mahkemeleri arasındaki fark, yargılanan suçların ceza miktarları ile ilgilidir. Bir suç için kanunda belirlenen hapis cezasının üst sınırı 10 yıldan az ise, dava Asliye Ceza Mahkemesinde açılır. Asliye Ceza Mahkemeleri tek hakimli mahkemelerdir. Nispeten daha hafif cezayı gerektiren suçların yargılanması söz konusudur ancak Asliye Ceza davalarında avukata ihtiyaç duyulmadığı düşüncesi son derece yanlış bir düşüncedir; zira özgürlüğünüz yaşamınızdaki en önemli hazinenizdir.

3 - AĞIR CEZA DAVALARI

Yukarıda detaylıca açıklandığı üzere, Cumhuriyet Savcısı tarafından ceza davası açılırken davanın açılacağı mahkemeyi bekleyen temel kanuni ayrım, suçun kanunda belirlenen cezasının miktarı ile ilgilidir. Şüpheli tarafından işlendiği iddia edilen suçun kanunda belirlenen hapis cezasının üst sınırı 10 yıl veya daha fazla ise dava Ağır Ceza Mahkemesinde açılır. Ağır Ceza Mahkemeleri biri başkan ikisi üye hakim olmak üzere üç hakimden oluşan bir heyetle teşekkül eder. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davalarda sanığın 10 yıl ile müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile yargılanması söz konusu olduğundan, alanında uzman bir ceza avukatı ile çalışmak hayati önem taşımaktadır.

4 - İNFAZ/YATAR İŞLEMLERİ

Ceza Mahkemesinde yargılandıktan sonra cezalandırılmasına karar verilen ve hapis cezasına mahkum edilen sanık; hükümlü adını alır ve Cezaevinde (Ceza İnfaz Kurumunda) çekmesi gereken hapis cezasını çeker. Bu noktada Ceza Mahkemesinin karar verdiği hapis cezasının tamamının Ceza İnfaz Kurumlarında infaz edilmesi söz konusu değildir, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik ile hükümlünün cezasının bir bölümünü Cezaevi dışında geçirmesi söz konusu olabilir. Cezaların infazı aşamasında cezaevinde geçirilecek kısmın doğru hesaplanabilmesi, açık cezaevine ayrılma işlemleri, cezaevleri arası nakil gibi işlemlerin alanında uzman bir ceza avukatı ile gerçekleştirilmesi, cezanın infazı aşamasında mağduriyetlerin yaşanmaması adına önem teşkil eder.

5 - ADLİ SİCİL/SABIKA KAYDI İŞLEMLERİ

Ceza Mahkemelerinde mahkumiyetine karar verilen kişinin bu mahkumiyeti adli sicil kaydına, diğer bir deyişle sabıka kaydına işlenir. Bu adli sicil kayıtları özellikle iş başvuruları olmak üzere hayatımızın bir çok yerinde karşımıza çıkmakta, can sıkıcı ve istenmeyen gelişmelere yol açabilmektedir. Ancak bu kayıtların belirli koşullar altında silinmesi mümkündür. Aynı şekilde beş yıllık denetim süresinin dolmasının ardından davanın düşürülmesi ile silinmesi gereken Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararlarına ilişkin sicil kayıtlarının da silinmesi mümkün ve elzemdir. Silinme koşulları oluşan adli sicil kayıtlarının silinmesi için alanında deneyimli bir ceza avukatına müracaat etmeniz, bu kayıtların hayatınızda yol açacağı olumsuz sonuçlara karşı önlem almanız açısından yararlı olacaktır.